Yeni
Mimarlık Tarihi Seti (4 Kitap)

Mimarlık Tarihi Seti (4 Kitap)

192,15 TL KDV Dahil

-30%

274,50 TL

Format: Karton Kapak

Kargo Süres: 3-4 iş günü.

MODULOR (2 CİLT) 1. Cilt: Modulor / Mimarlıkta ve Mekanikte Evrensel Olarak Uygulanabilir, İnsan Ölçeğinde Bir Armonik Ölçü Üzerine Deneme 2. Cilt: Modulor 2 / 1955 (Söz Kullanıcılarda) “Modulor”un (1948) Devamı.“Le Corbusier” mahlasıyla 20. yüzyıl mimarlığına ve şehir planlamasına damgasını vuran İsviçre kökenli ünlü Fransız mimar Charles-Édouard Jeanneret’nin (1887-1965), mimarlık tarihinde bir başyapıt olarak kabul edilen ve mimarlıktan sosyolojiye, şehircilikten siyaset bilimine pek çok disiplini içeren geniş bir perspektifte hakkında yüzlerce tez, kitap ve makale yayımlanarak uluslararası mimarlık alanında uzun yıllar tartışma konusu edilen kült kitabı Modulor nihayet Türkçede… Éditions L’Architecture d’Aujourd’hui tarafından sırasıyla 1950 ve 1955 yıllarında iki cilt halinde basılan ve içeriğiyle olduğu kadar boyutu, görsel malzemesi, görsel malzemesinin sunumu, tipografisi, sayfa ve kapak tasarımlarıyla da son derece özgün olan bu kitabın Türkçe basımı, orijinal baskılara sadık kalınarak yayımlandı. İlk hazırlık aşamaları daha öncesine dayanmakla birlikte, esas olarak 2. Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa şehirlerinde yaşanan topyekûn Yeniden İnşa sürecine ve Amerika’nın başını çektiği modern sanayileşme hamlesine paralel olarak ortaya çıkan Modulor, çağın acil ihtiyaç duyduğu hızlı ve seri üretim için standartlaşmayı ve dolayısıyla tüm ülkeler ve toplumlar için standart bir ölçü sistemini önerir. Savaş sonrasında yaşanan konut sıkıntısı gözetilerek, mimarlıkta ve yapı endüstrisinde prefabrik yapı elemanlarının seri üretimini kolaylaştırmak ve evrenselleştirerek tüm dünyada uygulanabilir kılmak hedeflenir. Le Corbusier’nin “Modulor” adını verdiği bu sistem, o dönem geçerli olan metre’ye ve İngiliz ölçü sistemi inç-foot’a (ayak-başparmak) meydan okuyarak yepyeni bir model ortaya koyar. Mimar, insan bedeninin boyutlarına ve Altın Oran hesabına dayanarak, “kolunu kaldırmış bir adam” boyu (bir insanın elini kaldırdığında erişebildiği yükseklik) olarak kabul edilen 226 cm ve onun belli bir mantıkla geliştirilen sayı dizilerinden bütünlüklü ve tutarlı bir ölçü sistemi inşa ettiğini iddia eder. Albert Einstein’ın, sistemini inceledikten sonra sarf ettiği “kötüyü güç, iyiyi kolay kılıyor” sözünü motto olarak benimseyen Le Corbusier, Modulor kitabının 1950 tarihli ilk cildinde bu ölçü modelini tarihçesiyle birlikte anlatmaya ve uygulamalı örneklerle kanıtlamaya çalışırken, ikinci cildinde, daha ortaya atılır atılmaz oldukça sansasyon yaratan önerisine dünyanın farklı noktalarından gelen tepkileri ve yanıtları aktararak tartışmaya açar ve savını geliştirir. Modulor kitabı Türk okurlar için de ayrı bir öneme sahip. Nitekim Le Corbusier, savını desteklemek üzere verdiği örnek çizimler içinde, 1911 yılında çıktığı Şark Seyahati sırasında geldiği İstanbul’da Ayasofya, Topkapı ve Kariye için yaptığı krokilere ve çeşitli gözlemlerine yer verir. MİMARLIK ATLASI /1-2 CİLT TAKIM MİMARLIK ATLASI 1. Cilt: Mezopotamya’dan Bizans’a Mimarlık Tarihi MİMARLIK ATLASI 2. Cilt: Romanesk’ten Günümüze Mimarlık Tarihi YEM Yayın’ın yeni kitabı Mimarlık Atlası, mimarlık ve yapı yapma pratiğinin tarihini iki ciltlik ayrıntılı içeriğiyle sanat ve mimarlık tarihi ekseninde kapsamlı bir bakışla sunuyor. “Mimarlık” ve “yapı sanatı”nı tarihsel süreçteki gelişimi ve geçmişten bugüne geçirdiği evrelerle çizimler ve tablolar eşliğinde ayrıntılı olarak tanıtmayı deneyen Mimarlık Atlası, konuya ilgi duyan okuyucuların sanat ve mimarlık tarihinde daha da derinleşmesini kolaylaştırmayı hedefliyor. Tasarımında ve kurgusunda bu amaç göz önünde tutulduğundan kitap, okuyucunun tarihin farklı dönemlerinde, farklı medeniyetlerde, mimarlık ve sanat tarihi ekseninde kendi adına keşfe çıkmasına olanak tanıyor. Mimarlık Atlası’nın birinci cildi “Genel Bakış” ve “Mimarlık Tarihi” ana bölümlerinden oluşuyor. İlk bölümde her bir yapı elemanının (çatı, pencere, merdiven vb.) sunduğu çok yönlü tasarım olanakları ve bunların temel biçimlerinin bütün üslup dönemlerinden günümüze kadar uğramış olduğu değişimler gözler önüne seriliyor. İkinci bölümde ise Avrupa ve Önasya’nın yüksek uygarlıklarından Bizans dönemine kadar olan süreçteki mimarlık tarihi öne çıkan yapıtlar eşliğinde anlatılıyor. “Ortaçağ”, “Yeniçağ I” ve “Yeniçağ II” ana bölümlerinden oluşan Mimarlık Atlası’nın ikinci cildinde, mimarlık ve yapı sanatının bu dönemlerdeki gelişimi ele alınıyor. Erken Ortaçağ’dan günümüze kadar olan süreçte yaşanan gelişmeler başlıca akımlar, mimarlık yapıtları, kişiler vs. tespit edilerek aktarılıyor. Roma kamu yapılarından başlayarak, günümüzde çağdaş yapım yöntemleri ve yapı malzemeleriyle oluşturulan yenilikçi yapı biçimlerine kadar uzanan süreç ayrıntılarıyla anlatılıyor. LOFT - LOFT MİMARİSİ VE İSTANBUL'DAKİ YANSIMALARI Sınai üretim biçiminde yaşanan köklü bir dönüşümle birlikte terk edilen kent merkezindeki imalathane ve depo alanlarının, bambaşka bir ihtiyacın karşılanması adına, mevcut koşullar ve zorunluluklar içerisinde dönüşerek yeniden işlev kazanmasıyla ortaya çıkan bir konut tipinin adı loft. İlk ortaya çıktığı yer de New York. Kitap da buradan başlıyor. Niçin ve nasıl ortaya çıktığını, bunun ekonomik, kültürel ve sosyolojik arka planını, bu süreçte rol alan aktörleri ve zaman içerisinde aldığı biçimleri ele alıyor. Bu biçimlerden hareketle loft tipolojisinin temel mimari ölçütlerini ve ortaya çıkan loft türlerini saptıyor.Son yıllarda, ülkemiz konut piyasasında öne çıkan proje lansmanlarında sıkça görüp duymaya başladığımız bir ke-lime: Loft. İşlevselliğinden çok estetik yönüyle, “alternatif” bir yaşam tarzı arayışı içerisindeki orta ve üst sınıflara hitap eden, yüksek standartlı bir lüks konut tipini imliyor. Ne var ki, pazarlama diliyle daha bir vurgulanan bu kavramsal ve soyut ayrımın, yapıların fiziki özellikleri dikkate alındığında gerçeklikte çok da fazla bir karşılığının olmadığı; tüketiciye takdim edilen loftların, diğer benzeri lüks konut tipleriyle karşılaştırıldığında, tanımlanan ihtiyaçlar ve getirilen çözümler noktasında neredeyse farksızlaştığı görülüyor. Dolayısıyla, bu fiili farksızlık içerisinde ortaya çıkan fark’ı, yapıların kendilerinde, fiziki varlıklarında değil, onları birer arzu nesnesi olarak kodlayarak piyasasının oluşmasını sağlayan kültürel-simgesel yapıda aramak gerekiyor. Bu yönüyle Loft, başlı başına bir postmodernite tartışmasının mimarlıktaki tikel bir tezahürü olarak karşımıza çıkıyor. MİMAR SİNAN Reha Günay'ın YEM Yayın tarafından yayımlanan Mimar Sinan ve Eserleri ve Sinan the Architect and His Works adlı kitapları Sinan yapılarının en önemlilerini temel özellikleriyle ve nefis fotoğraflarla tanıtıyor. Yapıları tanıtırken kişisel yorumlardan kaçınmaya özen gösteren Günay, yalnızca gözlemlerine ve bazı karşılaştırmalara yer veriyor. Kitapta Sinan'ın yapıtları külliyeler, taşıyıcı ayak sayısına göre camiler, medreseler ve öteki özel yapılar olarak gruplandırılıp sunuluyor. İç mekân gelişimi, yapı teknikleri, malzemeler ve detaylar ayrı bölümlerde inceleniyor. Kitabın çekirdeğini oluşturan bölümde yazar, birçok külliye, cami, medrese, türbe, hamam,köprü gibi yapıları tanıtıyor. Günay’ın, dört dayanaklı-tek kubbeli, dört dayanaklı-yarım kubbeli,altı dayanaklı, sekiz dayanaklı, çok ayaklı-çok kubbeli olarak sınışandırdığı camileri, nefes kesici kubbeli iç mekânları, aynı formatta çizilen planlar ve kendi çektiği harika renkli fotoğraşarla seyrediyor, külliyeleri havadan izliyorsunuz. Kitapta ayrıca, karşılıklı sayfalarda derlenmiş 16 kubbe fotoğrafı ile desteklenen iç mekânların evrimine ışık tutan bir bölüm yer alıyor.”

Bu Ürüne Bakanların İncelediği Diğer Ürünler

Top