Yeni
Öğrencilerle Söyleşiler Seti

Öğrencilerle Söyleşiler Seti

67,90 TL KDV Dahil

-30%

97,00 TL

Kargo Süres: 3-4 iş günü.

YEM Yayın’ın “Söyleşiler” dizisinin Öğrencilerle Söyleşiler: Rem Koolhaas adını taşıyan ikinci kitabı raflardaki yerini aldı.

Dünya mimarlığına yön veren Metropoliten Mimarlık Ofisi’nin (OMA) kurucusu olarak, 2008 yılında Time dergisi tarafından “Dünyanın En Etkili 100 İnsanı”ndan biri olarak gösterilen, Pritzker Ödüllü (2000) ünlü Hollandalı mimar Rem Koolhaas, bu kitapta Rice Üniversitesi Mimarlık Okulu’nun davetiyle öğrencilerin karşısına geçiyor. 21 Ocak 1991 tarihinde düzenlenen etkinlikte, biri ders diğeri seminer olmak üzere iki ayrı platformda söz alarak, yakın tarihli projeleri ve güncel tartışma konularından hareketle hem kendi hem de dünya mimarlığına ilişkin görüşlerini paylaşıyor.

Zeebrugge Deniz Terminali (Belçika, 1989), Bibliothèque de France (Paris, 1989), ZKM Sanat ve Medya Teknolojisi Merkezi (Karlsruhe, 1989).
İlk bölümde çözümlenen bu üç büyük ölçekli OMA projesi, Koolhaas’ın iki başyapıtı Delirious New York’tan (1978) S, M, L, XL’e (1995) uzanan uzun soluklu araştırma sürecinde, büyüklük, metropoliten ve sıkışıklık kavramlarını sacayağı yapan bir mimarlık ve şehircilik anlayışının elle tutulur örnekleri olarak ortaya çıkıyor. Her bir proje, farklı yerlerde, bambaşka bağlamlar ve koşullar içinde, mimarlığa ve kentselliğe dair yeni potansiyeller ve sorunsallar keşfedip tanımlamaya adanmış bir mimarlık uğraşının izini sürmemizi sağlar.

‘Mimarlık tehlikeli meslektir’Koolhaas, daha ilk bölümde, konuşmasına şu cümleyle başlar: “Mimarlık birçok sebepten ötürü tehlikeli bir meslektir.” Kitabın seminer bölümü, temelde, bu sebeplerin yöneltilen sorularla beraber yeniden düşünülerek yavaşça açımlanması olarak okunabilir. Koolhaas, mevcut koşulların direnç gösteren, her türlü çözümün altını oyan rastlantısallığı ile mimarın fantezi ve hayalleriyle gitgide büyüyen kibri, yani mutlak iktidarsızlık ile mutlak iktidar halleri arasında gidip gelen, sıkışan mimarlığın, tam da bu cendere içinden yeni olanaklılıklar çıkarabileceğini savunur. Bu bakımdan, kendi tabiriyle, tam bir “iyimser”dir.

Kitabın sonundaki “Mermiyi Uçurmak, ya da Gelecek Ne Zaman Başladı?” başlıklı metinde, ünlü mimarlık eleştirmeni Sanford Kwinter, söyleşiyi kerteriz alarak Koolhaas’ın mimarlık düşüncesini irdelerken, kafa bulandırıcı ve asap bozucu sorulara makul, anlaşılır ve teselli verici yanıtlar yetiştirmektense, soruları daha da “büyüten” bir düşünme önermektedir.

“İyimserlik benim için temel bir konum, bence bir mimar için neredeyse olmazsa olmaz bir yükümlülük. İyimserlikten başka bir saikle tasarım yapan bir mimar hayal edemiyorum, ama belki de bu çok naif bir düşünce… Benim konumum belki tam iyimserlik değil de, kendisine tamamen olumsuz bir okuma yapma hakkını kolay kolay tanımayan bir tür araştırma.” Rem Koolhaas

 

Rem KOOLHAAS Hakkında

 

1944 Rotterdam doğumlu Rem Koolhaas Architectural School’da (AA) mimarlık eğitimi aldı. 1975’te Madelon Vriesendorp, Elia ve Zoe Zenghelis’le birlikte Londra’da OMA’yı (Office for Metropolitan Architecture) kurdu. Bugün Rotterdam, New York, Pekin, Doha ve Hong Kong’ta ofisleri bulunan OMA’yla özel konut projelerinden büyük ölçekli kentsel tasarımlara kadar çok sayıda proje gerçekleştirdi. 2005’te Mark Wigley ve Ole Bouman’la Volume Magazine’in kurucuları arasında yer aldı. 1978’de Delirious New York: A Retroactive Manifesto for Manhattan’ı, 1995’te S, M, L, XL’i yayımladı. Avrupa ve ABD’de pek çok üniversitede öğretim üyesi olarak görev yaptı. RIBA Kraliyet Altın Madalyası (2004), Avrupa Birliği Mies van der Rohe Ödülü (2005), Venedik Mimarlık Bienali Hayat Boyu Başarı Ödülü (2010) gibi pek çok önemli ödüle layık görüldü. 2005 ve 2006’da Venedik Mimarlık Bienali'nde konuk küratörlük görevini üstlendi. 2000’de Pritzker Mimarlık Ödülü’nü alan Koolhaas, halen mimarlık ofisi OMA ve ona eklemlenen araştırma ofisi AMO’nun (Architectural Media Office) yöneticiliğini yapmakta ve Harvard Üniversitesi’nde dersler vermektedir. Rem Koolhaas 7 Haziran-23 Kasım 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 14. Venedik Mimarlık Bienali’nin de küratörüdür. Yapılarından bazıları: Kunsthall, Rotterdam; Hollanda Büyükelçiliği, Berlin; Congrexpo, Lille; Casa da Música, Porto; Villa dall’Ava, Paris; Nexus Konutları, Japonya; Hollanda Dans Tiyatrosu, Lahey; Seattle Merkez Kütüphanesi; McCormick Tribune Kampüs Merkezi, IIT, Chicago; CCTV Televizyon İstasyonu ve Yönetim Binası, Pekin; Prada Epicenter, New York ve Los Angeles.

YEM Yayın’ın “Söyleşiler” dizisinin Öğrencilerle Söyleşiler: Louis I. Kahnadını taşıyan ilk kitabı ile Kahn, 45 yıl öncesinden tekrar konuşmaya başlıyor ve bugün de geçerliliğini koruyan düşüncelerini genç kuşaklarla paylaşıyor.

Modern mimarlığın öncülerinden Louis Isadore Kahn’ın 1968 baharında Rice Üniversitesi mimarlık öğrencileriyle yaptığı söyleşi ve “serbest şiir” formundaki ders anlatımını merkezine alan kitap, Peter Papademetriou, Lars Lerup ve Michael Bell tarafından kaleme alınmış üç ayrı metinle tamamlanıyor.

 

Louis I. KAHN Hakkında

 

Louis I. Kahn (1901-74), modern mimarlığın önemli ustaları arasında yer alır. Az sayıdaki yapıtı ile çağdaş mimarlığı en çok etkileyen mimarlardan biri olan Kahn’ın önde gelen yapıları arasında Salk Biyolojik Araştırmalar Enstitüsü, Bangladeş Parlamento Binası, Hindistan İş İdaresi Enstitüsü, Richards Tıbbi Araştırmalar Merkezi, Exeter College Kütüphanesi, Yale Üniversitesi Sanat Galerisi ve Kimbell Sanat Müzesi sayılabilir. Mimarlık dünyasında hem ilham verici yapıları, hem de kişiliğiyle mite dönüşen Kahn’ın mimarlığa bakışı, aforizmaları, karmaşık özel yaşamı her zaman ilgi çekici olmuş, hatta yaşamı 2003 yılında oğlu tarafından çekilen Oscar adayı My Architect: A Son’s Journey adlı belgesele konu edilmişti. Moshe Safdie ve Robert Venturi ünlü öğrencileridir.

Kahn mimarlığı tek bir yapıyla sınırlamayıp çevresiyle birlikte değerlendirmiş, kentsel tasarım sorunlarıyla ilgilenmiş ve mimarlık eğitimine de yaşamı boyunca büyük önem vermiştir.

Öğrencilerle Söyleşiler: Louis I. Kahn’da da öğrencileri düşünmeye ve soru sormaya özendiriyor. Tasarımın olması gerekeni düşünmekle başladığını telkin eden Khan’ın, 45 yıl önce dile getirdiği, günümüzde de geçerliliğini koruyan görüşlerinden bazıları: 

“Bir mimarın profesyonel olarak gösterebileceği daha büyük bir yarar bilmiyorum, her binanın bir insan kurumuna, hangisi olursa, hükümet, ev, öğrenim, sağlık ya da eğlence, hizmet etmesi gerektiğini anlamaktan başka. Bugün mimarlığın en büyük eksiklerinden biri, bu kurumların tanımlanmıyor olmasıdır, bu kurumların programı yapan kişi tarafından verildiği haliyle kabul edilip bir binaya dönüştürülmesidir.” “Planlamanın henüz keşfedilmemiş alanları olduğuna inanıyorum. Planlamayı mimarlara bırakırsak, her şeyin gayet güzel olacağına inanıyorum. Ancak şehirde henüz keşfedilmemiş mimarlıklar var... Düzenin mimarlığı henüz keşfedilmedi.” “Birçokları mimarlığın ölmüş olmasını umuyor, çünkü onun yerinde gözleri var. Ancak maalesef mimarlığın kapsama becerisine sahip değiller. Dolayısıyla bugün birçok insan makineye çok fazla güvenme eğiliminde. Makineyi ellerindeki en büyük güçten, mimarlıktan ayırmamaları gerekiyor. Sonra mimarlıksız bir şehirde, şehir olmayacak bir şehirde yaşar bulabiliriz kendimizi.”

Bu Ürüne Bakanların İncelediği Diğer Ürünler

Top